|
| |||
ABESLE İŞTİGAL
İnsanoğlu kimi zaman “Eclipse of Reason-Akıl Tutulması” denilen tuhaf durumlara kendini atabiliyor.Bizde kendisini toplumun üstünde gören yarı aydınlar tarafından böyle durumlar “yurdum insanı”, “Törkiş”, “Avrupa’da olsaydı bunları şöyle yaparlardı” gibi benzetmelerle anılır. Oysa ki buna benzer durumlar tüm dünyada yaşanabiliyor. Dünyada akıl tutulmasının ne şekilde gerçekleştiğini tartışmanın bize bir faydası yok. Ancak ulusal gündeme bir savcının tutuklanması ile ilgili süreç damgasını vurdu son günlerde. Boşa koyuyorum dolmuyor, doluya koyuyorum taşıyor. “En iyisi hiç konuşmamak” diyeceğim ama o kadar fazla konuşan var ki, bir kişinin susması hiçbir işe yaramıyor. Kimse hukuku siyasallaştırmak istemez… Bu durum, güç mücadelesindekilerin çekişmesi sırasında bir yan etki olarak ortaya çıkar. Siyaseti kendi mecrasında yürütemeyenler, yaşananların sorumlusu olsa gerek diye düşünüyorum. Madalyonun bir de “yargı, yasama organının üstünde midir?” diye özetlenebilecek bir boyutu var. Bir açıdan bakıldığında tek tek yasama organı üyeleri hukukun üstünlüğü ilkesinin sınırlayıcı gücüne tabidir diye düşünmek gerek… Ancak “Hakimiyet bila kayd ü şart milletindir” ve halk hakimiyetini temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi ile kullanır. Bizim mükemmel olmayan dünyamızda, meclis iradesinin üstünde iradeler oluşması da arzu edilen bir şey değil, güç çekişmelerinin yan etkisi şeklinde ortaya çıkar. Yazık ki kökleri siyasete dayanan prensip tartışmaları arasında bu kurumun üstünlüğü de yara aldı. Bu akıldışı durumun iki tarafının da hissiyatını algılamak için azami gayret gösterdim. Descartes’in “Dubito, Ergo Cogito, Ergo Sum- Kuşku duyuyorum öyleyse düşünüyorum, öyleyse varım” cümlesi iki yönü keskin bıçağın sırtında gezinirken bana rehberlik etti. Sonuç itibarıyla insanı diğer canlılardan ayıran en temel özellik olarak sağduyuyu –bunun gereği olan diyaloğu da- koymamız gerektiğini, bu akıl dışı durumdan bu sayede kurtulacağımızı düşünüyorum. *** Son söz olarak “Akıl Tutulması” diyerek anabileceğim olayların bazıları ilçemizde yaşandığını ifade etmem gerek. Geçtiğimiz günlerde Belediyenin önünde, yeni temizlik firmasına ait araçların hizmete girişi ile ilgili bir tören düzenlendi. Kesilen kurbanların kanlarını Devrim Bulvarından temizlemeye çalışan görevlilerin insanüstü çabası dışında törende dikkate değer bir şey görmedim. Bu töreni yerel akıldışılığın bir örneği olarak görmemiz, araçların hiçbirinin kamuya, başka bir deyişle belediyeye ait olmamasından kaynaklanıyor. Muhtemelen önceki firma işi daha uygun fiyatla yapmayı teklif edebilseydi, bu araçlar başka bir yurdum bölgesinin hizmetinde olacaktı. Belediyenin işini gören özel firma, makine parkını yeniledi diye tören düzenlemenin mantığını algılayan varsa bana da anlatsın! “Acaba” diyorum “herkes bir şeyler biliyor da bir ben mi anlamıyorum?” 24.02.2010 10:46:03 Bu yazı 779 defa okunmuştur Yazara ait tüm yazılar için tıklayınız
YORUM EKLE
|
Şu anda 17 kişi online Toplam ziyaret : 88.634.769 ![]() ![]() Fikri KAPAN { KÖŞEMDEN }
TEBRİKLER..!Devamını oku » 21.04.2026 11:41:35 tarihinde yazıldı 6724 kez okundu Orhan AKYÜZ { ORHAN AKYÜZ’ÜN YARUMUYLA... }
DEV PROJE ÖDENEK BEKLİYOR AMA HALA ‘TIK’ YOK!Devamını oku » 4.06.2026 11:39:43 tarihinde yazıldı 812 kez okundu Prof. Dr. Yücel ÜSTÜNDAĞ { SAĞLIKLA }
Gaz, şişkinlik, karın ağrısı ve bağırsak bakterileri -SİBO nedir?Devamını oku » 30.05.2026 10:40:30 tarihinde yazıldı 1625 kez okundu TUĞBA ARSLAN TAMİRCİ { KALEMİMDEN }
ACI AMA GERÇEKDevamını oku » 3.03.2026 12:57:45 tarihinde yazıldı 15706 kez okundu | ||
